5 Kasım 2009 Perşembe

yazın son çiçekleri bunlar..

günler defne büyüdükçe daha bi zormu oluyor ne
her yağmur dindiğinde koşarak dışarı çıkıp,tekrar başlayınca içeri girmekten olsa gerek:)
yada defne yoruyor beni..
nilüfer ablanın yazısını gülerek,titreyerek ve "ohh yalnız değilim"lerle okuyup
"ne yapmak lazım acaba"diye saçma ve asla sonu olmayan bi cümleyle düşüncelerimi tamamladım
gözümde çağresiz bi dolu anım canlandı bi de dedim ki"ayyyy ben daha başındayım"..
en acı verici cümle buydu:)
beni kim anlar çığrından çıkmaya müsait çocuklu anneler evet sadece onlar anlar..
anlatsan kimse anlamaz..mesela ben derini anladım..gözümde bile canlandırabildim
ama eminim gerçeğinden daha vahim canlandıramamışımdır.
nilüfer ablanın o alal mor mor yüzüne"ne büyük bi cendere dimi"diye bile baktım..

sonra aklıma çamaşırlarım ütülerim mutfağım geldi
kalktım(ki daha şimdi oturmuştum)
hepsini yaptım
baktım mama saati onuda yaptım defneye içirdim..
aaa eee yatma saati..
ve ben daha kendime nasılsın pınar dememişim
tam "ne acınası bi yorgunluktayım"derken
kendimi zavallı hissederken
barışın kapıdan çiçeklerle girmesi
(ki özel bi gün değildi,en azından benim için:))"galiba doğru birşeyler yapıyorum"diyip gülümsememe neden oldu
valla o an güne yeniden bile başlayabilirdim..

fotodaki çicekler o çicekler değil ama..

Hiç yorum yok: